[ Üye Olmak İstiyorum ]   [ Şifremi Unuttum ?
Sitemize Hoşgeldiniz. Buraya Tıklayarak Üye Olduktan sonra, Sitemizin Sınırsız İçeriginden Yararlanabilirsiniz..
 

ilk Sayfaya geri dön - Son Sayfaya git

> 1 <

 never


Özel Üye


Adı : Sadife
Forum Mesaj Sayısı : 2724
Açtığı Konu Sayısı : 223
TR : İstanbul - Yenibosna
BG : Sliven - Kotel
Ülke :
Meslek : Öğrenci
Yaş : 16
Üye Kayıt No: 79
Tecrube: 87.3%
Ruh Hali: Mutlu

#49042   2008-11-05 21:55 GMT      
Yaşam Öyküsü
Sayın Profesör Doktor Oktay Sinanoğlu; dünyanın en genç yaşta profesör olmuş kişisi ve Nobel adayı. 1953 yılında Ankara&񗝉da TED&񗝉in Yenişehir Lisesini birincilikle bitirdi. O zaman lisenin eğitim dili tamamen Türkçe&񗝉ydi, takviyeli yabancı dil dersleri vardı, sonradan kolej oldu. TED tarafından Amerika&񗝉ya burslu Kimya Mühendisliği için gönderildi. 1956 yılında Amerika Birleşik Devletleri Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley&񗝉de Kimya Mühendisliğini birincilikle bitirdi. 1957&񗝉de Amerika Birleşik Devletlerinde MIT&񗝉den birincilikle Yüksek Kimya Mühendisi oldu. Alfred Sloan ödülünü aldı. 1959&񗝉da Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley&񗝉de; Kuramsal Kimya Doktorasını yaptı, doktorasını yaparken iki ödül kazandı. 1959-1960 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri Atom Enerjisi Merkezinde araştırmalar yaptı. 1961&񗝉de hem Harward, hem de Yale&񗝉de kendisinin yeni Nicem (&񗝌Kuvantum&񗝍)Kimyası ve fiziği üzerine teorileri hakkında üst düzey derslerde yeni buluşlarını anlattı. 1962 yılında Batının 300 yılda en genç profesörü oldu (26 yaşında Yale Üniversitesinde); 1962 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi mütevelli heyeti yalnız Oktay Sinanoğlu&񗝉na mahsus olmak üzere kendisine Danışman Profesör unvanını verdi. Türkiye&񗝉de de kuramsal kimya bölümünü kurdu. Ortadoğu Teknik Üniversitesinde eğitimin Türkçe olması için uğraş verdi. Ama, tabii olmadı. 1964&񗝉de Moleküler Biyoloji konusunda ikinci kürsüsüne Yale Üniversitesine atandı. 1973&񗝉te Almanya&񗝉nın en yüksek Aleksander von Humboldt Bilim Ödülünü ilk kazanan kişi oldu. 1975&񗝉te Japonya&񗝉nın Uluslararası Seçkin Bilimci Ödülünü kazandı; yine 1975 yılında özel kanunla Oktay Sinanoğlu&񗝉na ilk ve tek, Türkiye Cumhuriyeti Profesörü unvanı verildi. 1976&񗝉da Japonya&񗝉ya Türkiye Cumhuriyeti Özel Elçisi olarak gönderildi. Kendisi Türk-Japon kültür, bilim ve eğitim ilişkilerinin temellerini atmıştır. Amerika Bilim ve Sanat Akademisinin ilk ve tek Türk üyesidir. Hindistan&񗝉ın Devlet Misafiri olarak, Hintli Bakanlarla ve Cumhurbaşkanıyla görüşmüştür. Meksika&񗝉da aynı seviyede Üçüncü Dünya Bağımsızlığı için çalışmıştır. Yıldız Teknik Üniversitesi'nden yaş sınırında (67) emekli oldu.Yale'deki hayat kaydıyla, ömür boyu olan iki kürsülü profesörlüğünü, Türkiye'nin ve Türkçe'nin başına gelenlerle daha verimli mücadele edesilmek için, "emeritus professor" ünvanına çevirterek Türkiye'deki faaliyetlerini daha da yoğunlaştırdı. O ara Türkiye genelinde ki herhangi herhangi bir bir evrenkentte (üniversitede) yetenekli gençlere, fizik kimya, matematik, moleküler biyoloji dallarında Mastır, doktora araştırmaları yaptırması, herşeyi YÖK'ten soran rektörlerce engellendi.Ama Oktay Sinanoğlu, bir yandan bilimsel araştırmalarına dış ülkelerde devam ediyor. 1962&񗝉den günümüze dek ilk TÜBİTAK Bilim Ödülünü, ilk Sedat Simavi ödülünü, 1992&񗝉de Bilgi Çağı, 1995&񗝉te İLESAM Üstün Hizmet Ödülünü, ayrıca Yılın Fikir Adamı, Yılın Bilim Adamı ödüllerini aldı. Yesevi Kazakistan ve benzeri bir çok kuruluşta profesör, mütevelli heyeti üyesi, Atatürk Kültür Kurumu asli üyesidir. 2001'de Yerel gazeteler Birliği'nce "halk Kahramanı Ödülü" verildi. Bu yılda Antalya'da Uğur Mumcu Bilim Ödülü (2002), TÜRKSAV Türk Dünyası'na Hizmet Ödülü (2002) verildi. 250 kadar uluslararası bilimsel yayını, bilim kuramları, çeşitli dillere çevrilmiş kitapları vardır. Türkiye&񗝉de de Türkçe pek çok yayın yapmıştır. Değişik ülkelerde iki kez Nobel&񗝉e aday gösterilmiştir.

Tarihsel Özgeçmiş

25 ŞUBAT 1935
Babasının başkonsonsolos olarak görevli bulunduğu İtalya&񗝉nın Bari kentinde doğdu.
1939
Annesi Rüveyde Hanım (Karacabey), babası Nüzhet Haşim Sinanoğlu ve kızkardeşi Esin ile Il. Dünya Savaşı&񗝉nın çıkmasıyla birlikte Türkiy e&񗝉ye döndüler.
1941
Babası Nüzhet Haşim Sinanoğlu vefat etti.
1953
Atatürk tarafından 1928 yılında kurulmuş TED Yenişehir Lisesi&񗝉nde burslu olarak okudu ve birincilikle bitirdi. Okulun bur-suyla kimya mühendisliği okumak üzere ABD&񗝉ye gitti.
1956
ABD Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley Kimya Mühendisliği&񗝉ni birincilikle bitirdi.
1957
MIT&񗝉yi sekiz ayda birincilikle bitirerek Yüksek Kimya Mühendisi oldu.
1959
Kaliforniya Üniversitesi Berkeley&񗝉de iki yılda kuramsal kimya doktorasını tamamladı.
1959-1960
ABD&񗝉de Atom Enerjisi Merkezi&񗝉nde araştırmalar yaptı; araştırmaları uluslararası dergilerde yayınlandı, pek çok üniversiteden teklifler almaya başladı.
1960
Yale Üniversitesi&񗝉nde &񗝍yardımcı profesör&񗝍 olarak çalışmaya başladı.
1961-1962
&񗝍Öğecik (atom) ve özdeciklerin (moleküllerin) çok eksicikli (elektronlu) kuramı&񗝍 ile profesörlüğe adım attı. Temel fizik kanunlarından başlayarak çeşitli maddelerin kimyasal ve fiziksel özelliklerini bulmak için gerekli bu temel kuramla, 50 yıldır çözülemeyen bir matematik kuramını bilim dünyasına kazandırmış oldu. Ve profesörlüğe yükseldi.
1962
Yale Üniversitesi&񗝉ndeki profesörlüğünün yanında Harvard Üniversitesi&񗝉nde kendisinin bulduğu &񗝍yeni kuantum (nicem) kimyası ve fiziği&񗝍 üzerine üst düzey dersler verdi. 26 yaşında, son 300 yıldır Batı&񗝉da en genç yaşta profesör olan kişi olarak Yale Üniversitesi tarafııidan dünyaya tanıtıldı.
Türkiye&񗝉ye geldi ve Haziran ayında Ankara Ortadoğu Teknik Üniversitesi&񗝉ni (ODTÜ) ziyaret etti.
"Alfred P. Sloan" Ödülü&񗝉nü aldı.
TEMMUZ 1963
Yale Üniversitesi&񗝉nde resmen "tüm" profesör oldu.
TEMMUZ 1964
ODTÜ&񗝉ye danışman profesör oldu. Eğitimin Türkçe yapılması gerektiği üzerine konuşmalara başladı.
1964
Yale Universitesi&񗝉nde ikinci kürsüye atandı; bu kürsü dünyada yeni kurulmaya başlanan &񗝍Moleküler Biyoloji&񗝍 idi. Kalıtımı sağlayan DNA molekülünün yapısının neden çift sarmal olduğunu ve bunu bir arada tutan kuvvetlerin ne olduğu üzerine yaptığı çalışmasıyla (&񗝍solvofobik&񗝍 - &񗝍çözgen iter kuvveti&񗝍 kuramı) moleküler biyolojinin kurucuları arasına katıldı.
İstanbul&񗝉da, 19 Ağustos ile 5 Eylül tarihleri arasında uluslararası bilimsel yaz okulunu düzenledi. Bu yaz okulu &񗝍Nicem Kimyası&񗝍 üzerineydi; savaş sonrası ve soğuk savaş nedeniyle birbirinden kopuk olan dünyanın dört bir yanındaki bilimcileri böylece bir araya getirdi ve bu alandaki alışverişle bilimsel anlamda yeniliklere adım atılmasını sağladı.
Tamamen ayrı bir saha olan yüksek enerji fiziği üzerine çalışmaları sonucu &񗝍yeni sekiz mezon (maddeyi oluşturan temel taneciklerden sekizi) ve özellikler kuramı&񗝍nı buldu.
KASIM 1964
NIH&񗝈ye (Amerikan Ulusal Sağlık Bilimleri Kurumu) danışman oldu.
1964-1965
Ulusal Bilimler Akademisi&񗝉nde "Kuramsal Kimya" Üst Komitesi&񗝉 nin üyesi oldu.
HAZİRAN 1964
Teksas&񗝉da Ulusal Fiziksel Kimya Sempozyumu&񗝉nda çağrılı ana konuşmalardan birini yaptı.
TEMMUZ 1964
DNA üzerine Gordon Araştırma Merkezi&񗝉nin konferansına konuşmacı olarak katıldı.
EKİM 1964
New York&񗝉ta Amerikan Kanser Araştırma Merkezi&񗝉nde &񗝍Biyopolimerler üzerinde suyun ve diğer çözgenlerin etkileri&񗝉 &񗝈üzerine konuşma yaptı.
1965
İstanbul, Yeşilyurt&񗝉ta Çınar Oteli&񗝉nde ikinci uluslararası yaz okulu düzenledi. Bu defa Yüksek Enerji Fiziği üzerıne...
NİSAN 1965
Detroit&񗝉teki Amerikan Kimya Derneği&񗝉nin sempozyumunda konuşma yaptı.
EYLÜL 1965
İngiltere&񗝉de, Faraday Society&񗝉nin &񗝍Sıvılardaki intermoleküler güçler&񗝍 tartışma toplantısına katıldı.
1965-1966
Miami Üniversitesi, Coral Gables, Florida&񗝉da hem fizik, hem moleküler biyoloji bölümlerinde ziyaretçi prof. olarak bulunup yoğun bir şekilde yüksek enerji fiziği üzerinde çalışırken, orada &񗝍Kurumsal Bilimler Merkezi&񗝍nin kurucularından oldu.
1966
TÜBİTAK Bilim Ödülü&񗝉nü alan ilk kişi oldu.
HAZİRAN 1966
Ağustos aylarında Colorado&񗝉da, Kaliforniya&񗝉da yüksek enerji fiziği üzerine üst düzey konuşmalar yaptı.
ŞUBAT 1967
İsrail&񗝉de CERN ve Weizmann Enstitüsü&񗝉nün düzenlediği konferansa davet edildi.
MAYIS 1967
Fransa&񗝉da Paris&񗝉te Uluslararası Moleküler Biyoloji Konferansı&񗝉nda davetli konuşmacıydı.
HAZİRAN 1967
Kanada&񗝉nın Montreal kentinde Nicem Kimyası Sempozyumu&񗝉 nun onur komitesine seçildi.
TEMMUZ 1967
İtalya&񗝉da, Frascati&񗝉de NATO&񗝉nun Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü&񗝉nün düzenlediği atom ve moleküllerin etkileriyle ilgili uzmanlara üst düzey seminerler verdi.
AĞUSTOS 1967
Çekoslavakya&񗝉da Kutna Hora kentindeki Nicem Kimyası üzerine uluslararası sempozyuma özel konuşmacı olarak katıldı.
ARALIK 1967
New York Bilimler Akademisi&񗝉nin moleküler biyolojiyle ilgili konferansına konuşmacı olarak davet edildi.
ARALIK 1967
Yale Üniversitesi&񗝉nde çeşitli üniversitelerden kimya alanındaki bilim adamlarının katıldığı üç günlük bir seminer düzenledi.
1967-1970
ABD, Ulusal Argon Atom Enerjisi Laboratuvarları&񗝉nda sadece beş bilimcinin seçildiği Teftiş Kurulu Üyesi.
HAZİRAN 1968
ODTÜ&񗝉de Kuramsal Kimya Bölümü&񗝉nü kurdu.
New York&񗝉ta ilk olarak düzenlenen Atom Fiziği Uluslararası Konferansı&񗝉na başkonuşmacı olarak katıldı.
NİSAN 1969
Minnesota&񗝉da Amerikan Kimya Toplululuğu&񗝉nun toplantısına davetli olarak katıldı.
Kanada&񗝉nın Ontario Eyaleti&񗝉ndeki Waterloo Üniversitesi&񗝉nde Kimya ve Uygulamaları Matematik Bölümleri&񗝉nde konuşmalar yaptı.
İllinois&񗝉te Chicago Üniversitesi&񗝉ndeki The James Franck Enstitüsu ne ve Ohio&񗝉daki Battelle Memorial Enstitüsü&񗝉ne konuşmacı olarak çağrıldı.
1969
İzmir, Urla&񗝉da üçüncü yaz okulunu yaptı. Bu bilimsel toplantının adı &񗝍Atom Fiziğinde Yeni Yönler&񗝍di ve dünyada atom fiziğinin babası olarak bilinen Edward Condon&񗝉a adanmıştı. Sovyet Bilimler Akademisi&񗝉nin davetlisi olarak bu ülkede bilimsel konuşmalar yaptı, kuramlarını tüm Sovyetler&񗝉den özel olarak toplanan üst düzey bilimcilere anlattı.
1970
Atom Fiziği üzerinde çalıştı; atomların temel yapısı üzerine çok ayrıntılı bir kuram geliştirdi; &񗝍Atom fiziğinde atomların yapısı ve elektronik özellikleri kuramı&񗝍nın gökfizik alanındaki uygulamalarıyla güneş ve yıldızlardaki kimyasal öğeler hesaplanabilir oldu. ABD Ulusal Standartlar Kurumu&񗝉nun kataloglarındaki yanlış bilgiler düzeltildi.
1970-1973
ABD Ulusal Argon Atom Enerjisi Laboratuvarı&񗝉nın başkanlığını yaptı.
EYLÜL 1971
Aralık ayına kadar Paris&񗝉te, ancak çok üst düzey matematikçi ve fizikçilerin kabul edildiği &񗝍Institut Des Hauts Etudes Scientifiques&񗝍te kimyaya matematiği sokma alanında uzun yıllar sürecek çalışmalarına başladı. Bulduğu yeni matematik temeller, farklı alanlarda bilim dünyasına bü y ük katkı sağladı.
1971
Amerikan Bilim ve Sanat Akademisi&񗝉ne üyelik için seçildi.
1971
ABD, Washington, Savunma Stratejileri Kurulu Üyesi.
OCAK 1972
Florida&񗝉da Nicem Kimyası, Nicem Teorisi üzerine uluslararası sempozyuma davetli konuşmacı olarak katıldı.
MAYIS 1972
Boulder&񗝉de Kolorado Üniversitesi&񗝉nin Fizik Bölümü&񗝉nün kollokyumuna davet edildi.
TEMMUZ 1972
Meksika&񗝉da Latin Amerika Fizik Okulu&񗝉nda atom ve moleküller üzerine konuşmalar yaptı.
AĞUSTOS 1972
Kanada&񗝉nın Vancouver kentinde Teorik Kimya Kanada Uluslararası Sempozyumu&񗝉na katıldı.
EKİM 1972
Arizona&񗝉da atom fiziğinde yeni keşfedilmiş olan &񗝍ışın-yaprak (beam-foil) tayflaması&񗝍 sempozyumunda danışma kurulu üyesi.
1973
Boğaziçi Üniversitesi&񗝉nde MEB&񗝉in teklif ettiği rektörlüğü reddedip danışman profesör olarak çalıştı.
OCAK 1973
Florida&񗝉da Gainesville&񗝉de E.U. Condon&񗝉un onuruna düzenlenen uluslararası atom sempozyumuna davetli olarak katıldı.
MART 1973
İtalya&񗝉nın Trieste kentinde Atomlar, Moleküller ve Lazerler üzerine seminerler verdi.
NİSAN 1973
Michigan&񗝉da kolokyum yönetti.
İsviçre&񗝉nin Burgenstock kentinde Organik Kimyanın Kuramsal Temelleri üzerine konuşma yaptı.
MAYIS 1973
Almanya&񗝉nın en yüksek bilim ödülü olan &񗝍Alexander von Humboldt Bilim Ödülü&񗝍nü aldı. Bu ödülü alan ilk bilimciydi .
TEMMUZ 1973
Fransa&񗝉nın Menton kentinde düzenlenen ilk uluslararası nicem kimyası kongresinde konuşma yaptı.
Yugoslavya&񗝉nın Ljubljana kentindeki Nicem ve Bilgisayar Teknolojisi üzerine ko~ıuşmalar yaptı.
AĞUSTOS 1973
NATO&񗝉nun Araştırma Merkezi&񗝉nin Kanada&񗝉nın Quebec eyaletinde düzenlediği toplantıda konuşmacı olarak bulundu.
1973
Amerikan Bilim ve Sanat Akademisi&񗝉ne seçilen ilk ve tek Türk oldu; kendisiyle aynı yıl Soljenitsin ve Fellini de seçilmişti.
Meksika&񗝉da teörilerini anlatmak için Kuramsal Fizik Yaz Okulu&񗝉na katıldı, bu ülkede üçüncü dünya ülkelerinin bağımsızlığı için çalışmalar yürüttü. Aynı yıl Meksika Hükümeti&񗝉nin yüksek bilim ödülü &񗝍Elena Moshinsky&񗝍 ile ödüllendirildi. Ertesi yıl bu ödülü kazanan kişi ünlü fizikçi E. Wigner oldu.
1974
Milli Eğitim Şurası&񗝉na katıldı ve bilim ve teknoloji eğitiminin Türkçe olması gereği üzerine konuşmalar yaptı.
1975
Asya&񗝉yı keşfetti. Japon Hükümeti&񗝉nin &񗝍Uluslararası Seçkin Bilim Adamı&񗝍 ödülünü almak için gittiği bu ülkede altı ay boyunca çeşitli bilimsel konuşmalar yaptı, iki ülke arasında (Türkiye ve Japonya) kültürel ve bilimsel ilişkinin kurulması için çalıştı. Neredeyse tüm Japonya&񗝉da &񗝍İpek Yolunun İki Ucu: Türkiye ve Japonya&񗝍 başlığını taşıyan ve iki ülke arasındaki kültürel ve tarihi benzerlikleri an l atan konuşmalar yaptı. Japon televizyonu NHK ile İpek Yolu projesini başlattı.
1976
Hindistan Hükümeti&񗝉nden &񗝍Devlet Misafiri&񗝍 olarak aldığı davet üzerine bu ülkeye gitti. Bayan Gandi&񗝉nin bakanları ve cumhurbaşkanı Fakruttin Bey ile yine iki ülke arasında güçlü bağların oluşması için çalışmalar yaptı.
TC Unıversitelerarası Kurulun verdiği &񗝍Türkiye Cumhuriyeti Profesörü&񗝍 unvanını aldı.
Balıkesir&񗝉de askerliğini yaptı.
1977-1978
İki yıl iü Kimya Fakültesi&񗝉nde görev yaptı.
Türkiye&񗝉de çeşitli bilimsel araştırmalar yürüttü.
Roma Kulübü&񗝉nün İstanbul&񗝉da yapılan toplantısına özel davetli konuşmacı olarak katıldı.
1980
1970&񗝉lerde Almanya&񗝉da başladığı matematik temelleri geliştirmeye ve kimyaya yeni bir bakış açısı getirmeye yönelik çalışmalarının sonucunda &񗝍Kimya&񗝉nın temellerini yeni matematik-lere oturma kuramı&񗝍nı buldu. Yeni nicem kanununu geliştirerek kimyayı ezber yerine yeni matematik fizik temellerine bağladı.
1982-1988
Yale&񗝉de düzenlediği kimyanın matematik temelleri üzerine bir dizi seminere çeşitli ülkelerden bilim adamlarını davet etti. Böylece &񗝍matematiksel kimya&񗝍 diye yeni bir dalın ortaya çıkmasına, J. Mathematical Chemistry dergisinin ve uluslararası kurultayların örgütlenmesine önayak oldu. İlk kurultayda açılış konuşmasını yaptı. Derginin yayın kurulu üyesiydi.
1984-1986
İsviçre&񗝉nin Davos kentindeki EMF&񗝉de (Avrupa Yönetim Forumu) katılımcı.
1985
Yaklaşık on yıldır üzerinde çalıştığı ve teorisinin matematiğini 180 teoremden çıkardığı araştırmasını anlatmak üzere dünya turuna çıktı. ABD, Kanada, Batı ve Doğu Almanya, İsviçre, Japonya ve Kore&񗝉nin çeşitli üniversite ve kurumlarında konuşmalar yaptı.
1986-1989
Florida Uluslararası Bilim ve Sanat Merkezi kurulması için çalıştı.
1988
Türkiye&񗝉ye davet ediler ek Milli Eğitim Şurası&񗝉na katıldı.
Amerikan basını, 180 teoremden çıkardığı ve fizik ve kimyaya yeni bir bakış getiren teorisini çocuklara resimli oyunlarla anlattığı için kimyayı herkesin türetebileceğini ispatladığını yazdı.
1990
Annesi Rüveyde Sinanoğlu vefat etti.
1991
TC Kültür Bakanlığı&񗝉nın Bilgi Çağı Ödülü&񗝉nü aldı.
1993
Merkezini Yale Üniversitesi&񗝉nden Türkiye&񗝉ye taşımaya karar verdi.
1994-1995
Yıldız Teknik Universitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümu nde profesör ve rektör danışmanı.
1995
ILESAM &񗝍Üstün Hizmet Ödülü&񗝍nü, GESİAD &񗝍Yılın Bilam Adamı Ödülü&񗝍, Türkiye Yazarlar Birliği &񗝍Yılın Fikir Adamı&񗝍 ödülünü aldı.
EYLÜL 1995
Kaş&񗝉ta düzenlenen Ulusal Türk Fizik Kurultayı&񗝉na onur başkanı ve konuşmacı olarak katıldı.
1996
Türk-Kazak Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi oldu.
1999
Elazığ&񗝉da düzenlenen 1. Türk Dünyası Matematik Kurultayı&񗝉na katıldı.
Yıldız Teknik Üniversitesi&񗝉nde çok sayıda öğrenciye kimya, matematik, moleküler biyoloji alanlarında doktora, lisans tezi yaptırdı.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversitesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi, Elazığ Fırat Üniversitesi ve İstanbul Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilimleri&񗝉nde konuşmalar yaptı. Malatya&񗝉da halka &񗝍Dünyada ve Türkiye&񗝉de Eğitim&񗝍 konuşması yaptı.
EYLÜL 1999
Samsun&񗝉da düzenlenen XIII. Ulusal Kimya Kurultayı&񗝉nda çağrılı tebliğini sundu.
DPT Yükseköğretim ve İktisadi Gelişme Uzmanlar Kurulu&񗝉na katılan yüzü aşkın akademisyen tarafından başkan seçildi.
1999-2000
Miami Üniversitesi Matematik Bölümü&񗝉ne &񗝍adjunct profesör&񗝍 yapıldı.
2.000
Yale Üniversitesi&񗝉nde &񗝍Kimyanın yeni temel kuramı ve organik ve anorganik kimyaya uygulamalar&񗝍 lisans üstü dersler verdi.
ŞUBAT 2.000
Teksas Austin&񗝉de &񗝍Uluslararası Molekül Yapıları Kurultayı&񗝍nda çağrılı tebliğ sundu.
NİSAN 2000
TC Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı DPT&񗝉nin 40. yıldöııümü ve 8. Beş Yıllık Planın başlatılması münasebetiyle bir konuşma yaptı: &񗝍Bilimsel Araştırmanın İktisadi Gelişmeye Katkısı&񗝍
EYLÜL 2000
XIV. Ulusal Kimya Kurultayında Diyarbakır&񗝉da çağrılı kimya konuşması yaptı.
2001
Halen ABD Yale Üniversitesi&񗝉nde iki kürsü (fiziki-kimya, moleküler biyokimya / biyofizik) profesörü. Kuramsal Fizik Merkezi &񗝉nın üyesi. Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü&񗝉nde profesör.
NİSAN 2001
Çanakkale Üniversitesi&񗝉nde iki bilimsel konuşma yaptı.
2001
Yerel gazeteler Birliği'nce "halk Kahramanı Ödülü" verildi
2002
Antalya'da Uğur Mumcu Bilim Ödülü
2002
TÜRKSAV Türk Dünyası'na Hizmet Ödülü (2002) verildi
Yıldız Teknik Üniversitesi'nden yaş sınırında (67) emekli oldu.Yale'deki hayat kaydıyla, ömür boyu olan iki kürsülü profesörlüğünü, Türkiye'nin ve Türkçe'nin başına gelenlerle daha verimli mücadele edesilmek için, "emeritus professor" ünvanına çevirterek Türkiye'deki faaliyetlerini daha da yoğunlaştırdı. O ara Türkiye genelinde ki herhangi herhangi bir bir evrenkentte (üniversitede) yetenekli gençlere, fizik kimya, matematik, moleküler biyoloji dallarında Mastır, doktora araştırmaları yaptırması, herşeyi YÖK'ten soran rektörlerce engellendi.Ama Oktay Sinanoğlu, bir yandan bilimsl araştırmalarına dış ülkelerde devam ediyor.



 never


Özel Üye


Adı : Sadife
Forum Mesaj Sayısı : 2724
Açtığı Konu Sayısı : 223
TR : İstanbul - Yenibosna
BG : Sliven - Kotel
Ülke :
Meslek : Öğrenci
Yaş : 16
Üye Kayıt No: 79
Tecrube: 87.3%
Ruh Hali: Mutlu

#49043   2008-11-05 21:56 GMT      


Doğum tarihi 25 Şubat 1935
Doğum yeri Bari, Italya
Eğitimi Kimya (Üniversite)
Mesleği Kimyacı, akademisyen, bilim adamı
Oktay Sinanoğlu, (d. 25 Şubat 1935, Bari, İtalya), Türk kimyager, akademisyen, bilim adamı.

Oktay Sinanoğlu, TED Yenişehir Lisesi'ne 1953 yılında burslu öğrenci olarak girdi ve okulu birincilikle bitirdi. Okulun bursuyla kimya mühendisliği okumak üzere ABD'ye gitti. 1956'da ABD Kaliforniya Üniversitesi Berkeley Kimya Mühendisliği'ni birincilikle bitirdi.

1957'de Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nü 8 ayda birincilikle bitirerek yüksek kimya mühendisi oldu. 1960'ta Yale Üniversitesi'nde yardımcı doçent olarak çalışmaya başladı.

26 yaşında iken atom ve moleküllerin çok elektronlu kuramı ile "associate professor" (doçent) ve 50 yıldır çözülemeyen bir matematik kuramını bilim dünyasına kazandırdı ve "full professor" ( profesör ) ünvanını aldı. Bu ünvan ile modern üniversite tarihinin ve Yale Üniversitesi tarihinin en genç profesörü oldu. Yale Üniversitesi tarihinin son 100 yılında bu unvanı kazanan en genç insanıdır.

1964'te Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde danışman profesör oldu. Yale Üniversitesi'nde ikinci bir kürsüye daha profesör olarak atandı. Dünyada yeni kurulmaya başlayan moleküler biyoloji dalının ilk profesörlerinden biri oldu. DNA sarmalının çözelti içinde o halde nasıl durduğuna açıklama getirmiştir. Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi'ne (National Academy of Sciences) üye seçilen ilk ve tek Türk oldu. Dünyanın pek çok yerinde buluşları ve kuramları ile ilgili konferanslar verdi.

İki defa Nobel' e aday gösterildi. Defalarca Nobel Akademisinin isteği üzerine Nobel'e adaylar gösterdi. Dünyanın sayısız yerinde sayısız buluşları ve teoremleri ile ilgili sayısız konferans verdi.
Oktay Sinanoğlu Nobel Fizik Ödülü için aday gösteren kurumun üyesidir.Bu alanda görev yapan ilk Türk profesörüdür.

28 yaşından beri devam ettiği Yale Üniversitesi'nde moleküler biyoloji ve kimya olmak üzere iki kürsüde profesör olarak görevini sürdürüyor. Yıldız Teknik Üniversitesi'den ise emekli oldu.


Kitapları Türk Aynştaynı , Türkiye İş Bankası Yayınları (Söyleşi Kitabı)
"Bye Bye Türkçe": Bir Nev-York Rüyası, Otopsi, (2000).
Hedef Türkiye, Otopsi, (2002).
Büyük Uyanış, Otopsi, (2002).
Ne Yapmalı? Yeniden Diriliş ve Kurtuluş İçin..., Otopsi, (2003).





OKTAY SİNANOĞLU
Sayın Profesör Doktor Oktay Sinanoğlu; dünyanın en genç yaşta profesör olmuş kişisi ve Nobel adayı. 1953 yılında Ankara&񗝉da TED&񗝉in Yenişehir Lisesini birincilikle bitirdi. O zaman lisenin eğitim dili tamamen Türkçe&񗝉ydi, takviyeli yabancı dil dersleri vardı, sonradan kolej oldu. TED tarafından Amerika&񗝉ya burslu Kimya Mühendisliği için gönderildi. 1956 yılında Amerika Birleşik Devletleri Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley&񗝉de Kimya Mühendisliğini birincilikle bitirdi. 1957&񗝉de Amerika Birleşik Devletlerinde MIT&񗝉den birincilikle Yüksek Kimya Mühendisi oldu. Alfred Sloan ödülünü aldı. 1959&񗝉da Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley&񗝉de; Kuramsal Kimya Doktorasını yaptı, doktorasını yaparken iki ödül kazandı. 1959-1960 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri Atom Enerjisi Merkezinde araştırmalar yaptı. 1961&񗝉de hem Harward, hem de Yale&񗝉de kendisinin yeni Nicem (&񗝌Kuvantum&񗝍)Kimyası ve fiziği üzerine teorileri hakkında üst düzey derslerde yeni buluşlarını anlattı. 1962 yılında Batının 300 yılda en genç profesörü oldu (26 yaşında Yale Üniversitesinde); 1962 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi mütevelli heyeti yalnız Oktay Sinanoğlu&񗝉na mahsus olmak üzere kendisine Danışman Profesör unvanını verdi. Türkiye&񗝉de de kuramsal kimya bölümünü kurdu. Ortadoğu Teknik Üniversitesinde eğitimin Türkçe olması için uğraş verdi. Ama, tabii olmadı. 1964&񗝉de Moleküler Biyoloji konusunda ikinci kürsüsüne Yale Üniversitesine atandı. 1973&񗝉te Almanya&񗝉nın en yüksek Aleksander von Humboldt Bilim Ödülünü ilk kazanan kişi oldu. 1975&񗝉te Japonya&񗝉nın Uluslararası Seçkin Bilimci Ödülünü kazandı; yine 1975 yılında özel kanunla Oktay Sinanoğlu&񗝉na ilk ve tek, Türkiye Cumhuriyeti Profesörü unvanı verildi. 1976&񗝉da Japonya&񗝉ya Türkiye Cumhuriyeti Özel Elçisi olarak gönderildi. Kendisi Türk-Japon kültür, bilim ve eğitim ilişkilerinin temellerini atmıştır. Amerika Bilim ve Sanat Akademisinin ilk ve tek Türk üyesidir. Hindistan&񗝉ın Devlet Misafiri olarak, Hintli Bakanlarla ve Cumhurbaşkanıyla görüşmüştür. Meksika&񗝉da aynı seviyede Üçüncü Dünya Bağımsızlığı için çalışmıştır. 1962&񗝉den günümüze dek ilk TÜBİTAK Bilim Ödülünü, ilk Sedat Simavi ödülünü, 1992&񗝉de Bilgi Çağı, 1995&񗝉te İLESAM Üstün Hizmet Ödülünü, ayrıca Yılın Fikir Adamı, Yılın Bilim Adamı ödüllerini aldı. Yıldız Teknik, Yesevi Kazakistan ve benzeri bir çok kuruluşta profesör, mütevelli heyeti üyesi, Atatürk Kültür Kurumu asli üyesidir. 250 kadar uluslararası bilimsel yayını, bilim kuramları, çeşitli dillere çevrilmiş kitapları vardır. Türkiye&񗝉de de Türkçe pek çok yayın yapmıştır. Değişik ülkelerde iki kez Nobel&񗝉e aday gösterilmiştir.



&񗝌GİTMESEYDİM, AMERİKA&񗝉nın KÖLESİ OLURDUM&񗝍



Oktay Sinanoğlu ABD Yale Üniversite&񗝉nde 26 yaşında profesör olmuş, kimya alanında gerçekleştirdiği kuramları ile dünyayı ayağa kaldırdığı bu yıllarda Time, Der Speigel başta olmak tüm dünya basınının kapağında yer almıştı. Dünya çapında ülkemizin adını duyururken iki kez Nobel&񗝉e aday gösterilmişti. Uzun zaman basının ilgisinden uzak duran Prof. Sinanoğlu artık millete kimsenin söyleyemediği bir çokşeyi söylemenin görevi olduğuna inanıyor.

Prof. Oktay Sinanoğlu dünyanın dört yanındaki birçok üniversitenin öğretim üyesi, Kırk yıla yakın çapında bilim adamları yetişirmiş, sayılmayacak kadar ödülle ve kendi adını taşıyan kuramlara sahip. Onunla Yıldız Üniversitesi&񗝉ndeki mütevazi odasında konuşuyoruz. Bu görkem ve gözlerden fışkıran bu zekaya son derece mütevazi. IQ&񗝉sunun Einstein&񗝉dan bile yüksek oluşundan söz edilmesine bile izin vermiyor. Oysa Batı dünyasının 300 yıldır en genç profesörü olma rekorunu kırmış. Boğaziçi Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitelerinin kurulmalarında önemli rol oynamış.

Asla kendi konusuyla sınırlı kalmamış. O, kendisini dünyadaki her soruna karşı sorumlu hisseden, dünya ile gerçekten barışık nadir insanlardan. Bir yandan bilim dünyasının alt üst ederken, diğer yandan yıllardır. Yatıyla okyanusları dolaşıyor, tarih dahil bir çok konuya meraklı. Uçak kullanıyor, beş yıl kadar önce pilotluk brövesi almış. Bunca yıl yurdundan uzak kalmış olmasına karşın çok temiz bir Türkçe ile konuşuyor. Bu arada anlatmaktan hoşlanmasa da saz çaldığından, ne kadar güzel dans ettiğinden biraz çapkın olduğundan da söz edildiğini duyduk. Beyninin hiç körelmemesinde tüm bunların da bir anlamı olsa gerek

&񗝌Anadolu&񗝉yu dahi dolaşıp bir takım konuşmalar yapmaya çalışıyorum. Kamuoyunu devamlı ıvır zıvırlarla meşgul ediyorlar ve alttan götürüyorlar. Türkiye&񗝉de bizim gibilerden başka da kimse çıkıp bir şey söylemiyor. Ya bilmiyorlar, ya korkuyorlar ya da satılmışlar. Dolayısıyla bize çok iş düşüyor. Başkaları bunlarla uğraşsa da biz de matematikle uğraşsak çok iyi olacak ama ne yapalım. Bu da boynumuzun borcu&񗝍

Aslında Amerika&񗝉ya hiç de isteyerek gitmemiş, Şimdiki Ankara Koleji o zamanın Yenişehir Lisesi&񗝉nde önem verilen misyoner okullarından nefret edilen zaman &񗝌Daha ilkokuldan bize denirdi ki; Harput&񗝉ta Merzifon&񗝉da bile bir sürü Amerikan koleji vardı. Lozan&񗝉dan önce Osmanlı&񗝉yı bunlar yıktı. Silah depoluğu yaptı, Azınlıkları kışkırttı, Bulgar isyanını Robert Kolej&񗝉den yetişen biri çıkardı. &񗝌Türk kimliği Türk kültürü içinde çağdaşlaşmak ve hatta dünyanın önüne geçmek amaç

&񗝌Derken biz son sınıfa geldik. Derneğin parası bitti, okulu kapatacağız. Başınızın çaresine bakın dediler. Bir senemiz kalmış. Eylül&񗝉de geldik ki okul duruyor mu diye okul duruyor. Üstelik her yer boyanmış gıcır gıcır on beş tane İngiltere&񗝉den ve Amerika&񗝉dan öğretmen gelmiş. Hoppala ........... Benden başka o zaman &񗝈ya kardeşim bu okul iflas ediyordu, bunların parası nerden çıktı? Diye soran yok. Gelen hocaların en başı da Mr. Browning, bize ingilizce dersine geliyor. Mr. Browning sınıfa Oxford Üniversitesi&񗝉nin kara cüppesi ile geliyor Bunlar aslında 12. Asırda karatay Medresesi&񗝉nden binaları cüppeleri ve doktora sistemi filan aynen kopye edilerek alınmıştır. Baktım ders aralarında gelir gelmez Türk gazetelerini okuyor, gayet iyi Türkçe biliyor. Bir tatil oluyor, Erzurum taraflarına gidiyor. O zamanlar oralar yasak bölge kimse gidemiyor. Aslında adama insan olarak da hayranım öğrendim ki Oxford Üniversitesinde klasikler kürsüsünde Don ünvanı var. Çok büyük bir adam Ankara&񗝉da kı kırtipyoz bir okulda ingilizce ders vermesinin ne anlamı var? Hatta benim huylandığımı anladı &񗝈Ben casusum zaten filan diye dalga geçti. Yirmi yıl sonra İngiltere kraliçesinden en büyük madalyayı aldığında da benden başka kimse &񗝈Mr. Browning denen bu adama ingiltere kraliçesi bu kadar büyük bir madalyayı niye verir? Diye sormadı.&񗝍

Baş döndürücü bir kariyer. Cumhuriyet tarihinin yakın tanığı 1948 yılında Missouri gemisinin gelişini Türkiye&񗝉nin başına gelen en büyük felaketlerin başlangıcı olarak görüyor. Kızılay&񗝉da otururlarken Amerikalı bir çavuşun kapısının önüne park ettiği motorunu hayranlıkla ellediği için camdan tüfekle ateş ederek öldürdüğü çocuk ve yeni yapılan TBMM&񗝉nin bahçesine inşa edilen binanın Amerikan karargahı oluşu unutamadığı anılarından &񗝌Ben bunları görerek büyüdüm ve beni Amerika&񗝉ya göndermek istiyorlar. Önce asla kabul etmedim, ihanet olarak gördüm. Sonra birileri akıl verdi. Oğlum senin bir yarım anan var ona bir şey olsa nasıl okuyacaksın. Aç kalırsınız. Sen git sonra bildiğini oku dedi. Başkanın odasında; ki bu hayatımın dönüm noktasıdır; arkasında da Türk bayrağı ve Atatürk resmi. Baktım ve içinden yemin ettim; gideceğim orada bu adamları bu düşmanı içinden tanıyacağım ve kısmet olursa orada söz sahibi olacağım ve burada onlarla mücadele edeceğim. Anlamıştım ki burada kalırsam zaten Amerika&񗝉nın kölesi olacağım. Ve gittik, çok şükür ki bunları yapmakta söz konusu oldu. Sonuç alıyor muyuz bilmiyorum ama kavgamızı yapıyoruz.&񗝍

Ancak derdini anlatabildiği bir ingilizce ile 17 yaşında kendini Amerika&񗝉da bulmuş. Okuldakilere şok üzerine şok yaşatarak sene ortasında bitirme sınavlarını alarak iki gün içinde üç sınıf atmamış. &񗝌Bilim dili ingilizce filan değildir. O İngiliz safsatasıdır, bilim dili matematiktir. Berkeley&񗝉e geçtim. Arkasından Amerika&񗝉nın öbür ucundan bir burs geldi master için. Sekiz ayda da onlar bitti. Ben zaten bir yandan araştırmalarıma kendim başlamışım, ne yapacağımı bilmiyorum. Bu arada kayağa dağlara tırmanmaya gidiyorum. Hoca beni ortalıkta göremiyormuş; Valla, birkaç çalışma yaptım gelip anlatayım dedim. Anlattım, önce inanmadı. Tahtada bir iki saat ispat ettik &񗝈 Aman, bunları hemen yayınlamalıyız.&񗝉 Dedi bu kadarı fazla bile sana doktora için dediler.&񗝍

O arada &񗝌Atom moleküllerinin çok elektronlu teorisi&񗝍 diye konuyu ortaya atmış. Meğerse buna da bütün bu işin babaları 50 senedir bu iş çözülemez derlemiş. Dünyada bir kıyamet kopuyor. O artık kendi deyimiyle &񗝌Rock starları&񗝍 gibi, devamlı uçaklarda, dünyanın bütün üniversitelerinin kürsülerindedir. Sonunda Yale&񗝉de karar verir, hiç olmazsa deniz kıyısıdır. Yale olur da Harward rahat verir mi? Bir yıl kadar her ikisinde birden çalışır. Derken profesör olur. 26 yaşında iş arkadaşlarının hepsi 50&񗝉nın üstünde Fakülte toplantılarında en genç o ...Bütün dünyanın dergilerinde o. Bunları övünerek anlattığını sanmayın. Onun duygusal tepkisi farklıdır. &񗝌Ben bunları geçen sene yaptım bunlara ne oluyor, ne kıyameti koparıyorlar, artık başka işlere başlamışım. Ben hiçbir zaman da şu olayım, bu olayım, para veya mevki kazanayım diye, okulda da hiçbir zaman not alayım diye çalışmış değilim. Bu arada Türkiye&񗝉de beni örnek gösterip özel kanun çıkarmışlar ki bu gibi adamlar olursa askerliği 33 yaşına kadar erteleyelim diye,&񗝍

Ankara&񗝉daki okula atılan çengel. Aklında hep Türkiye&񗝉deki eğitim ve neler olduğu vardır. O zamanlardan bu işlerin nereye gideceğinin farkındadır. Kendi okulunun başına gelen örneklerin çoğalıp çoğalmadığını şiddetle merak etmektedir. Bir de bakar ki yüzlerce Anadolu Lisesi kurulmuştur üstelik bunlara bir de üniversiteler eklenmektedir. &񗝌Kendi çocukları için tanıyacağı imkanların bir kısmını bir ülke yabancı öğrenciye niye verir.? Kendi kültürünü tanıtmak kendi dilini öğretmek kendine taraftar olacak insanları o ülkelerde yetiştirmek için verir. Bir konuşma yap dediler. Çok sevindik; dünyanın bin bir ülkesinde konuşmuşuz sonunda kendi ülkemizde konuşacağız. Şiveme filan bir şey olmuştur diye çalıştım. Hazırlandım. Salon dolmuş en önde zevat oturuyor. Biz başladık Türkçe konuşmamızı yapmaya Önden Dekan Bey kalktı yüzü mosmor yanıma geldi. Utanmış vaziyette Oktay Bey İngilizce anlatın dedi. Şoke oldum. Ben memleketime geliyorum diyorlar ki Türkçe olmaz sınıfta yabancı öğrenciler varmış. Ben de dedim ki Türkçe bilmeyen varsa kusura bakmasın, ben Türkçe anlatmaya hasretim. Onlar çıksınlar ben onlara sonra ingilizce anlatırım iki pakistanlı el kaldırdı: Zaten biz Türkçe öğrenmek istiyoruz dediler...&񗝍

Bunu diyen bu dekan, geçen sene istanbul&񗝉da Uluslararası Kimya Kurultayı&񗝉nı yaptıklarında dünyadan adı sanı duyulmaz bir sürü adamı çağırırken Profesör Sinanoğlu Türkiye&񗝉de olduğu halde bir tek onu davet etmek. Gelenler sorarlar. &񗝌Oktay nerede bu toplantıda?&񗝍. Böylesi dünya çapındaki bir bilim adamına küçük hesaplar sonucu yapılan bir tavır... Her şeye rağmen bir takım odaklar onu hiçbir zaman içlerine çekememişler. Bunun çocukluktan itibaren Türkiye&񗝉de dönen dolapların kısmen içine düşmüş olmaya bağlıyor ve bir örnek veriyor.

&񗝌Ben elli sene öncesinden bu işin eleştirisini yapıyordum ve bu hale geleceğini de biliyordum. Bakın size bir misal vereyim; 1973&񗝉de Amerika&񗝉da en büyük bilimsel yayınevlerinden birinin danışmanıydım. Adam bana dedi ki Bize Washington&񗝉dan çok gizli bir rapor geldi, sen Türkiye&񗝉ye çok bağlısın biliyorum. O yüzden aslında yasak ama ben sana bunu vereyim. Rapor şu;

1973&񗝉de devlet ya da CIA neyse bir araştırma şirketine yüzbinlerce dolar vererek gizli bir araştırma yaptırıyor. Yakın bir gelecekte örneğin yirmi otuz sene sonra Türkiye&񗝉nin dili toptan İngilizce olduğu zaman anaokulundan başlayarak üniversitelerin sonuna kadar Türkiye&񗝉de Amerikan-İngiliz kitap şirketleri için ne kadar bir Pazar oluşur. Üstünde mühür var. Şahsa mahsustur. Çok gizli getirdim bunu burada akıllı sandığım birilerine verdim. Kayboldu rapor. Bugün yirmi sene ya geçti ya geçmedi bir de duruyoruz ki her türlü okulda artık dışarıdan direkt ithal bu kitaplar ders kitabı olarak satılıyor ve okunuyor. Yani bu iş bitmiştir. Nerdeyse sömürgelerde bile bu durum yoktur.

Bizdeki devletin milli eğitim sistemindeki mantığının herkes 250 kelimelik bir Tarzanca-İngilizce konuşsun kendi dilini unutsun başka hiçbir şey öğrenmesin şekline dönüştüğünü söylüyor. İngilizler bur oyunu Hindistan&񗝉da yaptıkları zaman herkes İngilizce öğrensin ki ilelebet köle olsunlar politikasındaydı. Bizim devletin de yaptığı budur. Eğitimle sömürgeleştirmektir. Bu bir ülkede eğitim dilini ana okullarına indirdiğin zaman bir nesil içinde o ülkede o dil bitiyor. En basit lafları söylüyorum üniversite öğrencisine anlamıyor.

Onu asıl rahatsız eden eskiden sadece aydınlara el atmaya çalışanların artık ellerinin cemaatlere halka uzanması şöyle anlatıyor düşüncelerini &񗝌Anadolu imam hatip lisesi imam hatip lisesi iyi midir kötü müdür ayrı sorun ama her halde imam hatip lisesindekinin Arapça-Farsça bilmesi daha mantıklıdır. Müslümanlığı İngilizin kitabından okuyacak. Oyuna bak. Endülüs&񗝉ü kurtardık daha buralar hala duruyor diyorlar. PKK filan daha hikayedir. Bunlar Kürdistan filan kurdurmaz. Ya tamamen Amerikanın kölesi olacak ya da biraz kıpırdanınca çaresiz İran&񗝉la işbirliği yapacak İran bugün Batı&񗝉nın baş düşmanı. Amerika, İngiliz buna izin verir mi? Bu durumun sonunda Türkler de Kürtler de hepsi hava alacaktır. Buralar birkaç kavim arasında dışardan paylaşılacak Sevr filan hafif kalacak. Nerelerin kimlere verilecek şimdiden belli, bu iş bitiyor. Bu ara bizim millet daha farkında değil....


 never


Özel Üye


Adı : Sadife
Forum Mesaj Sayısı : 2724
Açtığı Konu Sayısı : 223
TR : İstanbul - Yenibosna
BG : Sliven - Kotel
Ülke :
Meslek : Öğrenci
Yaş : 16
Üye Kayıt No: 79
Tecrube: 87.3%
Ruh Hali: Mutlu

#49044   2008-11-05 21:56 GMT      
Sevdiğim yazarlardan biridir tavsiye ederim ;)


> 1 <
Forum Arşiv (beta)
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31] [32] [33] [34] [35] [36] [37] [38] [39] [40] [41] [42] [43